Ana SayfaTürkiyeTaktik hamle mi stratejik derinlik mi? Erdoğan'ın Afrika ziyaretlerinin arka planında Davutoğlu'nun...

Taktik hamle mi stratejik derinlik mi? Erdoğan’ın Afrika ziyaretlerinin arka planında Davutoğlu’nun parmak izleri var

Türkiye’nin Afrika ziyaretlerinde taktik hamleden çok stratejik bir derinlik var farkında mıyız? Avrupa’da umduğunu bulamayan Amerika ile Rusya arasında mekik dokuyan Türkiye, bakış açısını Afrika’ya doğru genişletiyor. Aslında bu yeni, hemen, çabucak verilmiş bir karar değil. Afrika’ya doğru genişleme ve dünyanın ‘geri kalanıyla’ derin ilişkiler kurma fikri Davutoğlu’nun Dışişleri Bakanlığı yaptığı dönemlere kadar uzanıyor.

Davutoğlu’nun 2003 yılında tohumlarını attığı yumuşak güç stratejisi Afrika ülkelerine silah satışıyla bir tam güç politikasına dönüşüyor. Erdoğan’ın Togo, Nijerya ve Angola ziyaretlerinin kısa özeti budur. 

Turgut Özal’la başlasa da çok uzun süre buzdolabında unutulan İsmail Cem ile kağıda dökülen Afrika açılımını yeniden dirilten Ahmet Davutoğlu’ndan başkası değildi.

Örneğin onun Dışişleri Bakanı olarak görev yaptığı 1 Mayıs 2009 – 29 Ağustos 2014 yılları arasında neler oldu çok kısa bir istatistik verelim.

“2005 – 2012 yılları arasında Sahra altı ülkelerdeki Türk büyükelçiliklerinin sayısı 4’ten 17’ye çıktı. 2003’te Türkiye’nin sadece 12 Afrika ülkesinde büyükelçiliği vardı, şimdi 42 Afrika ülkesinde büyükelçiliği var.”

Davutoğlu’nun Afrika stratejisi

Türkiye’nin 15 yıl öncesine dayanan jeo stratejik Afrika konsepti bugün Erdoğan’ın önderliğinde devam ediyor.

Davutoğlu’nun stratejik dokunuşundan önce son derece düşük seviyelerde seyeden ticari ilişkiler bir anda beş kart arttı.

Üstelik Türkiye’nin gözü Fransa gibi Afrika’nın uranyum, elmas ya da altın madenlerinde değil.

Davutoğlu’nun ‘barışçıl arabuluculuk’ konseptiyle Türkiye ile Afrika arasında açtığı o kullanışlı yolda AK Parti ve Erdoğan hala yürümeye devam ediyor.

Davutoğlu’nun belirlediği Afrika içeriği Erdoğan’ın 2013’te çıktığı ilk kapsamlı açılım turuyla da ete kemiğe büründü.

Baraj, doğalgaz, inşaat, tekstil ve turizm ile yıllar önce başlayan turizm bugün öyle bir noktaya geldi ki Erdoğan artık Afrikalı liderlere yerli ve milli İHA-SİHA’ları tanıtıyor.

Uzun süre Türkiye Asyalı mı yoksa Avrupalı mı diye tartışılırken Davutoğlu bu kavramsallaştırmayı bir adım daha öteye taşıyarak Türkiye’nin Afro-Avrasyalı bir ülke olduğunu söyledi. Bir eli Avrupa’da bir eli Asya’da diğer eli Afrika’da.

Açılan onlarca büyükelçiliğe, ticaret müşavirliklerine, Türk Hava Yolları uçuşlarıyla destek oldu. İlk yıllarda Afrika’da en fazla 5 ülkeye uçmakta iken şimdi 39 ülkeye uçuş sağlıyor. TİKA koordinatörlükleriyle Afrika’nın derinlerine nüfuz edildi. Böylece Türkiye’nin 2005 yılında başlattığı Afrika açılım stratejisi, Türk dışişleri tarihinin en başarılı hikayelerinden birini oluşturdu.

Güncel istatistikler

Son güncel veriler şu şekilde:

Türkiye’nin Afrika’daki büyükelçilik sayısı 2002 yılında 12’ydi.
Türkiye’nin Afrika’daki büyükelçilik sayısı 2021 yılında 43 oldu.

Ankara’daki Afrika büyükelçiliklerin sayısı 2008’da 10’du,
Ankara’daki Afrika büyükelçiliklerin sayısı 2021’de 37 oldu.

Türkiye ile Afrika arasındaki dış ticaret hacmi 2008 yılında 5.4 milyar dolardı.
Türkiye ile Afrika arasındaki dış ticaret hacmi 2008 yılında 5.4 milyar dolardı.
Türkiye ile Afrika arasındaki dış ticaret hacmi 2021 yılında 25.3 milyar dolar oldu.

TİKA ile bugüne kadar 22 Afrika ülkesinde 7 bin proje hayata geçirildi.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
18,041TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri