Ana SayfaTürkiyeTüketici Hak Arama Derneği: Reklamlı poşet ücretli olamaz

Tüketici Hak Arama Derneği: Reklamlı poşet ücretli olamaz

Tüketici Hak Arama Derneği’nden Ahmet Hancı, ücretli poşet uygulaması hakkında açıklama yaptı ve bankaların aldığı komisyon ve benzeri kesintiler hakkında tüketicilere uyarılarda bulundu. 

Tüketici Hak Arama Derneği ücretli poşet uygulamasına karşı çıktı. Derneğin genel başkan yardımcısı Ahmet Hancı, marketlerde poşetlerin ücretle satılmasına tepki gösterdi ve “Tüketiciden bir firmanın reklamını içeren poşeti taşıması için ücret alamazsınız. Eğer bir ücret talep ediyorsanız tüketiciye seçim hakkı vermeniz gerekiyor” dedi. 

Tüketici Hak Arama Derneği Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Hancı, ücretli poşetin tüketiciler için 

uygun olmadığını söyledi. “Bir marketin reklamını yazan poşeti ben neden alayım?” diye soran Hancı, “Tüketiciden bir firmanın reklamını içeren poşeti taşıması için ücret alamazsınız. Eğer bir ücret talep ediyorsanız tüketiciye seçim hakkı vermeniz gerekiyor” dedi. 

Olumsuz yönde etkilemesi nedeniyle ücret kararı alındı

Tüm vatandaşları yakından ilgilendiren ve 1 Ocak itibariyle yürürlüğe giren kanuna göre, market alışverişlerinde kullanılan plastik poşetler artık ücretli oldu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kullanımı her geçen gün artan plastik alışveriş poşetlerini hızlı bir şekilde çöpe dönüşmesi, hafif ağırlıkları nedeniyle etrafa yayılarak çevre kirliliğini önemli ölçüde artırması ve mevcut geri dönüşüm oranları çok düşük olduğundan kaynak verimliliğini olumsuz yönde etkilemesi nedeniyle bunları ücretlendirme kararı almıştı. Türk insanının alışmaya çalıştığı uygulamayla ilgili sorularını cevaplandıran Tüketici Hak Arama Derneği Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Hancı, ücretli poşeti uygun bulmadıklarını söyledi. 

Tüketicinin seçim hakkı

Uygulamanın tüketici aleyhine olduğunu belirten Hancı, seçim hakkı tanınmamasının yanlış olduğunu ifade etti. Tüketici temsilcisi olarak poşetten ücret alınmasının iptali için hukuka gideceklerini belirten Hancı, “Tüketici Temsilcisi olarak hiç yerinde uygun bulmuyoruz. Tüketicinin aleyhine karşımıza çıkan bir uygulamadır. Siz bir ücret talep ediyorsunuz tüketiciden bu ücreti bir poşet karşılığında veriyorsunuz. Tüketicinin seçim hakkı sizin ya da reklamınızı taşıyan bir poşet için para alınması hiç hoş olmuyor. Şunu söyleyeyim mesela siz poşet alacaksınız seçmeniz gerekiyor nedir bir marketin reklamını yazan poşeti ben neden alayım dersiniz. Duyduğumuz kadarıyla bazı marketlerde dayatma var. Mesela 3 poşet 5 poşet 10 poşet veriyor, 2.5 lira para yansıtıyorlarmış. Tabi bu uygulamanın biraz daha yerine oturması için zaman geçmesi lazım diye düşünüyoruz. Ama uygulama maalesef tüketicinin şu an aleyhinde gözüküyor. Dolayısıyla bunun müracaatını biz yapacağız. Tüketiciden, bir firmanın reklamını taşıması için ücret alamazsınız alınmaması gerekiyor. Eğer bir ücret talep ediyorsanız tüketiciye seçimlilik hakkı vermeniz gerekiyor. Tabi bu bahsedilen 6502 sayılı yasa tüketicinin korunması hakkındaki yasayla belirtilen seçimlilik hakkına benziyor fakat aynısı değil. Şunu arz ediyorum, sizin seçme hakkınız olması gerekiyor. Sarı poşet, mavi poşet, beyaz poşet gibi… Madem para alıyorsunuz tüketiciye bunları sunmanız gerekiyor diye düşünüyoruz” dedi. konuştu.

Banka kredileri, üyelik ücretleri 

Dernek olarak her zaman tüketicinin yanında olduklarını belirten Hancı, bir önemli şikâyet konusunun da banka kredileri ve üyelik ücretleri olduğunu kaydetti. Hancı, “Tüketicilerin mağdur olduğu en büyük konuların başında maalesef hâlâ hepimizde olduğu gibi banka kredileri, banka üyelik ücretleri, ve 2018 yılına kadar hesap işletim ücreti gibi banka adına banka ile olan ilişkilerde tüketicinin hesabından kesilen paralar tabi dosya masrafları bankalardan kullanmış olduğumuz kredi dosya masraflarının iadesinin büyük bir bölümünü sağlamış bulunmaktayız. Fakat hâlâ bu konuyla ilgili müracaat alıyoruz. Kullanmış olduğumuz tüketici kredilerinin dosya masraflarını binde 5 oranında değil de banka tarafından fazla olarak daha fazla miktarda tahsil 

edildiğini görmekteyiz. Bankayla olan müracaatlar Hakem banka ile olan ilişkilerimizdeki müracaatlar Tüketici Hak Arama Derneğine müracaatların büyük bir kısmını oluşturmaktadır” dedi. 

Hak ihlali yapılıyor 

Tüketicinin hakkını aramadığını ve bunu en çok bankalarda gördüklerini belirten Hancı, şunları ifade etti: 

“Hepimizin banka hesabı var hesabınıza baktığınız zaman 2 lira 3 lira kesinti görüyorsunuz. Yani tamamen keyfi tamamen kayıt dışı bir ücret kesiliyor. 2 lira 3 lira gördüğünüz zaman diyorsunuz ki işte Hakem Heyetine gideceğim, müracaat edeceğim, dilekçe vereceğim, evrak koyacağım falan filan derken boş veriyorsunuz. Ama bir de şöyle düşünmek gerek. Herhangi bir bankanın en az 3-4 milyon müşterisi var. 4 milyon kişiden 

3’er lira para kestiğiniz zaman 12 milyon ediyor. Dolayısıyla 12 milyon TL haksız bir para oluyor. Buda diğer bir bankanın işini düzgün yapan bir bankanın aleyhine oluyor. Şöyle arz edeyim; 2 dükkân düşünün mesela gıda maddesi satan, birisi düzgün iş yapıyor öteki ise işine hile katıyor. Siz hakkınızı aramadığınız zaman o hile katanı desteklemiş oluyorsunuz. Daha doğrusu avantaj sağlamış oluyorsunuz ona. Dolayısıyla herkes kendi haklarını bilerek ihlal edildiğinde kesinlikle bana ne demeden, miktarına bakmadan müracaat etmesi gerekiyor. Hakkını araması gerekiyor. Bu, tüketiciye sunulan mal ve hizmetlerin kalitesinin arttırılmasında çok önemli bir olaydır. Miktar tüketicinin hakkını araması için bir engel ya da belirleyici bir kriter değildir. Elbette ki 500 – 1000 lira ile 3 lira bir değildir. Ama sonuç itibariyle ikisi de aynı şey demektir. Hak ihlalidir ve haksız kazançtır. Bunun için kimsenin bana ne demeden, miktarına bakmadan, aman boş ver demeden hakkını aramasını talep diyoruz, arzuluyoruz.” 

Yazılı müracaat etsinler 

Mağdur olduklarını düşünen tüketicilerin önce yazılı olarak müracaat etmelerini isteyen Hancı, “Tüketicilerimiz kendilerinin mağdur edildiğini düşündükleri zaman ya da mağduriyete uğradıkları zaman ilk önce biz şunu öneriyoruz; mağdur edildiğiniz karşı tarafa yazılı olarak müracaat etmelerini istiyoruz. Eğer bunla da sonuç alamazlar ise derneğimize yazılı dilekçe ile müracaatlarını alıyoruz. Bu müracaatlarını mağdur edildikleri konuların ifade edildiğini içeren dilekçeyi yazdıktan sonra dernek olarak karşı tarafa müracaat edip sorunu 6502 sayılı yasa kapsamında değerlendirip çözüme ulaştırıyoruz. Tabi bunun süresini kanunda öngörülen süre ortalama 6 ay bazen kanunda belirtildiği gibi 2 yıla kadar da uzayabiliyor bu süre, fakat biz 1.5-2 ay gibi ortalama sürede çözüme ulaştırıyoruz” diye konuştu. 

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,682TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz