Türkiye – ABD anlaşmasından hiç de iyi kokular gelmiyor! İşte mutabakattaki o madde

0

Türkiye, Suriye’nin kuzeyindeki terör örgütlerini hedef alan operasyonun ardından ABD ile mutabakata vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da ABD 2 numarası Mike Pence ile bir araya geldi. Ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Türkiye’nin harekata ara vereceğini açıkladı. Peki bütün bunlar ne anlama geliyor? Türkiye ABD ile varılan mutabakatta kazançlı olan taraf mı? Gazeteci Gürkan Zengin görüşmeye ilişkin ilginç bir analiz yayınladı.

İşte Gürkan Zengir’in o tweetleri…

Anlaşmanın içeriğine henüz tam anlamıyla vâkıf olamadım, ama kamu diplomasisi bu kadar kötü yapılan bir anlaşma görmemiştim.

Kamu diplomasisi, iki sebeple kötü yürütülmüş bir anlaşmaydı. Birincisi, böyle bir mutabakata, Cumhurbaşkanının şahsında Türkiye’yi aşağılayan ABD Başkanı Trump’ın o pespaye mektubunun ortaya çıkmasının üzerinden 24 saat geçmeden varılması pek çok açıdan yanlış olmuştur.

İkincisi, Türkiye’nin başlatıp yürüttüğü bir harekâta ara verileceği açıklaması ya birlikte ortak bir basın toplantısıyla ya da  ayrı ayrı, ama aynı anda yapılmalıydı. Dünya, bunu ilk olarak o sabah Ankara’ya gelen Amerika Başkan Yardımcısı’nın ağzından işitmemeliydi.

ABD ile varılan bu anlaşmanın içeriğinde de sıkıntı unsurlar olduğu görülüyor. Bunların başında, ‘güvenli bölge’nin sınırlarının net biçimde ifade edilmemiş olması geliyor.

Güvenli bölgenin sınırlarının net çizgileriyle yazılı metinde ifade edilmesi önemliydi, zira PKK/YPG’lilerin ağır silahlarını teslim ederek 30 kilometre ötesine çekilecekleri alan burası.

Türkiye eğer bu anlaşmayla, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun açıklamasında olduğu gibi, “Fırat’ın doğusundan Irak sınırına kadar” olan bir güvenli bölge’de PKK/YPG unsurlarının 30 km güneye çekileceğini temin ettiyse sorun yoktur; ama yazılı metinde bunu görmüyoruz.

Güvenli bölge alanını daraltıyor

Dahası, anlaşmanın 7. maddesinde şu ifade var: “Türk tarafı Türk kuvvetleri tarafından kontrol edilen güvenli bölgedeki tüm meskûn mahal (güvenli bölge)…” Buradaki ‘Türk kuvvetleri tarafından kontrol edilen…” ifadesi, bugünkü durumu kastediyorsa, bölgenin alanını daraltıyor.

Tekrar edelim…Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu ‘güvenli bölge alanı’, pek çok resmî açıklamayla da  sabittir ki, ‘Fırat’ın doğusundan Irak sınırına kadar’ olan bölgedir. Ortak metinde böyle bir alan târifi yok.

İyi kokular gelmiyor

Ortak metnin, “Türkiye ve ABD, terörle mücadele harekâtlarının yalnızca terör unsurları ile bu unsurlara ait barınak, sığınak, mevzi, silah, araç ve gereci hedef alması gerektiği üzerine mutabık kalır.” şeklindeki 6. maddesinden de iyi kokular gelmiyor.

ABD’nin YPG’yi bir ’terör unsuru ‘ olarak görmediğini biliyoruz. Amerika YPG’yi ‘IŞİD’le mücadele koalisyonu’ içinde bir ‘ortak’ olarak görüyor. 

Öyleyse, bu maddenin mânâsı nedir, anlamak zor.

Velhasıl, ortak metin, Türkiye’nin meşru güvenlik kaygılarından birkaç yerde bahsetmiş olsa da, bu kaygıların giderilebileceğine dair pek de güven vermeyen bir kağıda benziyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz