Ana Sayfa Türkiye : Gazeteci taraflı olabilir ama olayları çarpıtamaz

Uğur Yavuz: Gazeteci taraflı olabilir ama olayları çarpıtamaz

İletişim Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. günümüzde tarafsız gazeteciliğin olmadığından yakınarak; “Gazeteci taraflı olabilir ama olayları saptırarak haberleştirmesi yanlış” dedi. İletişim Fakültesinde çok değişik ve farklı şeyler yaşadığını belirten Yavuz, “İletişim sıradan bir fakülte değil. Düşünün ki ben dekandım ama kendi arabamla habere gittiğim oldu. İletişimde görev yapmak gerçekten çok özeldi, çok güzeldi” ifadelerini kullandı.

Uğur Yavuz, 1987’de Teknik Üniversitesi Petrol Mühendisliği bölümünden mezun oldu. ’da özel sektörde bilgisayar programcısı olarak çalıştı. 1991 yılında Bilgisayar Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde (BAUM) Uzman olarak akademik hayatına başladı. 1992 yılında Fen Bilimleri Enstitüsü Bilgisayar Bilimleri Anabilim Dalı’nda Yüksek Lisansını, 1996’da ise Sosyal Bilimler Enstitüsü Sayısal Yöntemler Ana Bilim Dalı’nda doktorasını tamamladı. 1994 yılında Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi ve 1996 yılından itibaren ise Yardımcı Doçent olarak çalıştı. 1999 yılında İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’ne atandı. 2005 yılında Doçent, 2011 yılında Profesör unvanı aldı. 2008-2012 yılları arasında BAUM’da önce müdür yardımcısı, daha sonra müdür olarak çalıştı. 2005-2016 yılları arasında gazetecilik bölüm başkanlığı, 2012-2016 yılları arasında ise İletişim Fakültesi Dekanı olarak görev yaptı. 2016 yılından itibaren ise İİBF Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü’nde öğretim üyesidir.

İletişim fakültesinde dekanlık yaptınız. Nasıl oldu? Uzmanlık alanının dışında bir alanda çalışmak ve yöneticilik yapmak zor değil miydi?

O dönemde, kurucu dekanımız hariç, benden başka profesör unvanında kimse olmadığı için dekanlığa ben atandım. Uzmanlık alanı derken biz joker elemanız, bilişimci deyince her alana giriyor. Birçok farklı bölümde bulunduğumdan bahsettim bunların hepsi ayrı gibi gözüküyor ama ben hep yazılım üzerine çalıştım. İletişimde de on-line bir festival olarak başlayan Kar Film Festivalinin sitesini, bütün yazılımlarını ben yazdım. Dolayısıyla çalıştığım birimler değişse de çalışma alanım pek değişmedi. İletişim alanında da iletişim teknolojileri alanında çalıştım. Çağdaş İletişim Teknolojileri, web tasarımı, web ortamında haber sunum teknikleri gibi derslere girdim. Dolayısıyla alanlarım ne kadar değişse de çalışma alanım hep sabitti.

İletişim fakültesini nasıl tanımlıyorsunuz?

İletişim Fakültesi benim için çok renkliydi ve farklıydı. O dönem çok sayıda arkadaşımız dekanlığa atandı ama yerel basında İletişim Fakültesi’ne dekan atanması daha çok ses getirdi. Olumlu olumsuz haberler, yorumlar yayınlandı. Çok değişik şeyler yaşadık orada. Örneğin kar film festivalleri… Pek çok tanınmış simayla oturup kalktık, sohbet ettik. Diriliş Ertuğrul ekibini ağırladık mesela. Daha bunun gibi birçok dizi ve sinema ekibini, yönetmeninden oyuncularına kadar misafir ettik. Bu ciddi bir tecrübeydi tabi. Bunun yanı sıra iletişim sıradan bir fakülte değil. Ben dekanlık yaparken bile kendi arabamla habere gittim, kimni zaman yaptığımız haberler yüzünden başımız ağrıdı. Çok değişik, çok hoştu yani. Öğrencilerimiz de bilinçli geliyorlardı genelde, onlar da çok renkliydi. İletişimde görev yapmak gerçekten çok özeldi, çok güzeldi. Buraya gelmekte ki sebebim ise artık biraz da kendi bilim alanımla doğrudan ilgilenmekti. Orada da yazılım işleriyle uğraşıyordum ama o biraz yandan çarklı oluyordu. İletişim fakültesinden çok memnundum.

İletişim fakültesi size ne kattı, siz iletişim fakültesine ne kattınız?

İletişim fakültesindeki herkes ya iletişim fakültesi okumuş ya da sosyal alanlardan gelmişti ama ben mühendistim. Bu açıdan farklılık getirdiğimi düşünüyorum. Yani iletişimde teknik bilginin önemini ve bunun ne kadar değerli olduğunu iyi-kötü derslerimde vurgulamaya çalıştım, işe de yaradığını düşünüyorum. İletişim de tabi çok farklı bir disiplin. Fakültenin de bana çok katkıları oldu. Fakülte hocaları, hatta öğrencileriyle sohbet ederken bile çok şey kazandım. Ayrıca iletişimin renkli dünyasında yer almak, birçok gazeteciyle tanışmak sohbet etmek, köşelerinde yazdığı fikirleri bizzat kendilerinden dinlemek de çok değerliydi.

Uğur Yavuz: Gazeteci taraflı olabilir ama olayları çarpıtamaz 1 – ugur yavuz roportaji

İletişim fakültesinden sonraki döneminiz nasıl geçiyor?

3 yıl geçti ama hala adaptasyon sürecindeyim. Çünkü konulardan uzaklaşmışım. İletişim fakültesinde doktora dersleri dahil derslere hiç hazırlık yapmadan gidiyordum. Ama burada hiçbir derse hazırlık yapmadan giremiyorum. Saatlerce çalışıp öyle gidiyorum. Yani bir araştırma görevlisi gibi sıfırdan başladım ama bu kötü bir şey değil tabi.

Gazetecilik/habercilik refleksleriniz ne durumda?

Evet, o kesinlikle var. Her şeye, gittiğim her yere onunla bakıyorum. Bazen de paylaşıyorum. Mesela benim en çok taktığım şey ’daki yeşil alanların yok edilmesi, dağ, taş bomboş dururken birinci sınıf tarım arazilerine üçüncü sınıf binalar yapılması. Bununla ilgili çok uğraştım. Çok kişiyi karşıma aldım. Tükürülmesi bile doğru olmayan yerlere beton döküyor insanlar. Bununla cebelleşiyorum. Bir işe de yaramıyor ama hiç olmazsa üzerime düşeni yaptım diyorum.

Türkiye’de gazetecilik üzerine neler söylersiniz? Tarihte bugüne basın nereye gidiyor? İyi/kötü?

Maalesef kötü. Aslında birikim iyi. Türkiye 19. Yüzyılın başlarında gazetecilikle tanışmış, bu aslında çok geç sayılmaz. Altyapı olarak da iyiyiz ama şu an ki durumda genel olarak haberciliğimizde bir realite/nesnellik yok. Yani tarafsız gazetecilik diye bir şey yok. Gazeteci taraflı olabilir ama olaylara saptırıcı bir şekilde yaklaşmak yanlış. Sözcü gazetesini alıyoruz bakıyoruz Türkiye yanmış bitmiş mahvolmuş bir ülke… Yeni Şafak gazetesini alıyorsunuz tam tersi… Bir dünya cennetinde yaşıyoruz. Tarafınız tabii ki olabilir, ama durum değerlendirmesinde objektif olmak lazım. Mesela iktidar şu an gerçekten çok değişti. 2002’de Türkiye aslında çok dip bir noktadaydı. Bizim başbakanlarımız, cumhurbaşkanlarımız sadece borç veya hibe almak için yurtdışına çıkardı. Oysa şimdi Türkiye artık dünya siyasetinde önder bir ülke. Çok büyük yatırımlar yapıldı. Devrim niteliğinde olumlu adımlar atıldı. Ancak Yönetim Biliminde ‘oligarşinin tunç kanunu’ denen bir kavram vardır. Çok uzun süreli iktidarlar, iktidarı yıpratırlar hem de çok acımasızca yıpratırlar. Biz bu yıpranmışlığı yaşıyoruz ama iktidara yakın olan hiç kimse bunu çok net dile getirmiyor. Arada bir şeyler söyleyenler var bunların da ya ağızları kapatılıyor ya da saha dışına itiliyorlar. Yani çok ciddi bir özeleştiriye ihtiyaç var. Muhafazakar gazetelerde bu yok. Halbuki hükümeti yakalarından tutup silkmeleri lazım. Normalde olması gereken bu. Diğer cepheden bakarsanız muhalefette hiçbir ayar yok. Olumlu olumsuz yapılan herşey eleştiriliyor. “Aynı gemideyiz” diyen bile yok neredeyse. Ulusal medya böyle. Yerel basının durumu da şöyle: Ben bir tez yaptırmıştım resmi kurumlar, üniversiteler, valilik, belediye aleyhine haber yapar mısınız diye sorduk gazetelere. Biri hariç hepsi açık sözlülükle hayır dediler. Yerel basının durumu da bu maalesef. Basının tek görevi haber vermek değildir aynı zamanda halkı bilinçlendirmesi de lazım. Çevre sorunları, kadın sorunları, engelliler ile ilgili farkındalık oluşturmalı. Çok büyük sıkıntılar var, herkes bir tarafın yandaşı, olabildiğine onu savunuyor veya karşı tarafı olabildiğine yıpratmaya çalışıyor. Aslında Türkiye’de şu an her şeyden şikayetçiyiz. Ekonomiden, hukuktan, sosyal hayattan, eğitimde… Bence kesinlikle birinci sırada medyadan şikayetçi olmamız lazım. Türkiye’de gerçekten çok ciddi bir gazetecilik, televizyonculuk, medyacılık birikimi var. Bazı yönlerden Avrupa ülkelerinden bile fazla. Bu birikim çarçur ediliyor biraz buna üzülüyorum. İnsanlar biraz daha realist bir şekilde gazetecilik yapabilse çok daha farklı şeyler olabilir.

Sosyal medya konusunda neler söylersiniz? Haberleşme, bilgi paylaşma konusunda iyi/doğru işler yapılıyor mu? Geleceği nasıl olmalı?

Aslında yapılıyor. Sosyal medyayla ilgili bir sürü tez yaptırıyoruz. Teknolojide, pazarlamada, reklamcılıkta sosyal medya kullanımı, sosyal medya hastalıkları, bağımlılıkları, vs… Aslında sosyal medya gerçek hayatın bir izdüşümüdür. Gerçek hayatta bir insanın yaptığı iyilikler, güzellikler ya da olumsuzluklar aynen sosyal medyaya da yansıyor. Bu açıdan bakarsak sosyal medyayı da bir alet gibi örneğin çekiç gibi düşünmek lazım. Bununla çivi de çakabiliriz, karşıdaki adamın kafasına da vurabiliriz. Dolayısıyla başlı başına kötülemek falan söz konusu değil ama en azından insanlar bilinçlendikçe, bilgisayar okur-yazarlık oranı arttıkça sosyal medyada biraz daha rayına girmeye başladı. Biraz da kapalı sosyal medyalar da yaygınlaştı (whatsapp gibi). Sosyal medya günümüzde sadece kişisel iletişim için değil, iş dünyası, teknoloji, eğitim alanlarında da vazgeçilmez bir mecra olmuştur.

Röportaj ve fotoğraflar: Kübra Nur Şimşek

Takip Et

20,536BeğenenlerBeğen
17,602TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

ATV’de skandal pornografik sahneler! Gelecek Partisi’nden çok sert tepki

ATV’de Esra Erol’un programında bir kadın, çocuğunun kocasından değil komşusundan olduğunu öğrenince sevinç gösterisinde bulundu. Yaşanan skandal sosyal medyada büyük tepkiyle karşılandı....

Gelecek Partisi’nin ’34 Günde 34 Bin Üye’ kampanyası, sosyal medyayı da salladı!

İl Başkanlığı’nın "34 Günde 34 Bin Üye" Kampanyası Hedefe Ulaştı İstanbul İl Başkanlığı’nın Yahya...

Gelecek Partisi Artuklu İlçe Başkanlığı, büyük bir katılım ve coşkuyla hizmete açıldı

Geçtiğimiz ay göreve 'ın gelmesiyle adeta teşkilatlanma atılımı yapan Gelecek Partisi , geçtiğimiz hafta 6 ilçe başkanını belirlemiş ve ilçe binalarını...

Gelecek Partisi Şırnak İl Başkanı Şahin Sulhan: Büyük Türkiye, bir tek kürdü dahi Washington’un himayesine mahkum etmeyen Türkiye’dir!

Gelecek Partisi İl Başkanı , K24 muhabiri Vural Erişmiş’in önümüzde bir erken seçim olacak mı ve Gelecek Partisi olarak olası...

Editörün Seçtikleri

Lille Nantes maç özeti! Burak Yılmaz ilk golünü attı

Lille Nantes maç özeti ve Burak Yılmaz’ın golünü izle. Nantes takımını konuk eden Lille rakibini 2-0 mağlup etti. Burak Yılmaz da maçta...

ATV’de skandal pornografik sahneler! Gelecek Partisi’nden çok sert tepki

ATV’de Esra Erol’un programında bir kadın, çocuğunun kocasından değil komşusundan olduğunu öğrenince sevinç gösterisinde bulundu. Yaşanan skandal sosyal medyada büyük tepkiyle karşılandı....

İkinci el otomobil fiyatları ÖTV zammının ardından %10 daha arttı

İkinci el otomobil fiyatlarındaki artış sürüyor. 2020 yılının başından itibaren dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs, diğer sektörleri olduğu gibi otomotiv sektörünü de...

Rasim Ozan Kütahyalı’nın Melih Gökçek ve FETÖ mesajı twitter’ı salladı

Ünlü futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen'in Rasim Ozan Kütahyalı’yı hedef aldığı Melih Gökçek oğlu Osman Gökçek hakkındaki açıklamaları adeta bomba etkisi yaptı. Dilmen’in...

Korkunç askeri uçak kazası! Çok sayıda ölü ve yaralı var

Ajansların geçtiği son dakika bilgisine göre 'da korkunç bir uçak kazası yaşandı. Askeri uçağın düştüğü kazada çok sayıda ölü ve yaralı var....

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here