Ana SayfaTürkiyeÜniversiteleri fuhuş evlerine benzeten Sofuoğlu'na yanıt Gelecek Partili Yusuf Ziya Özcan'dan geldi

Üniversiteleri fuhuş evlerine benzeten Sofuoğlu’na yanıt Gelecek Partili Yusuf Ziya Özcan’dan geldi

Üniversiteleri fuhuş evine benzettiği için hakkında soruşturma açılan Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu'na Gelecek Partisi Politika İzleme Kurulu Eğitim Politikaları Başkanı Yusuf Ziya Özcan'dan geldi

Gelecek Partisi Eğitim Politikaları İzleme Kurulu Başkanı ve eski Yüksek Öğrenim Kurumu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu’nun Akit TV’de katıldığı bir programda sarf ettiği “Üniversiteler neredeyse fuhuş evleri” ifadelerini değerlendirdi.

Konuya ilişkin Medya Notu’na bir açıklama yapan Özcan, geçmişte Anadolu’nun bir şehrinde açılışı gerçekleştirilen bir İlahiyat Fakültesi töreninde Cumhurbaşkanı ile Diyanet İşleri Başkanı arasında yaşanan bir diyalogdan hareketle Sofuoğlu’nun sözlerine yanıt verdi.

Özcan’ın açıklamaları şöyle:

Üniversiteler neredeyse fuhuş evleri

Bu sözlerin sahibi maalesef bir profesör. Sakarya Üniversitesinde çalışan Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu. Kız ve erkek öğrencilerinin aynı mekânda bulunmaları ve birbirlerine yakın olmaları bir kesimi her zaman rahatsız etmiştir. Bu kesim kız ve erkeklerin farklı okullara gitmelerini, sınıf ortamında ayrı bölümlerde oturmalarını isterler ve savunurlar.

Ülkemize özgü bir eğitim modeli olarak görebileceğimiz Köy Enstitüleri onca başarılı uygulamalarına rağmen erkek ve kız öğrencilerin birbirine çok yakın bir şekilde yaşamalarından ve buradan bazı münferit olumsuz olayların yaşanmasından dolayı kapatılmıştır. O günden beri eğitim sistemimiz kendine özgü bir model yaratamamış ve hala yalpalamaktadır.

Bu zihniyet devletin her kademesinde görülmektedir

Prof. Sofuoğlu zihniyetindeki insanlar ülkemizde sayıca azımsanmayacak kadar çok ve maalesef devletin her kademesinde görülmektedir. Bu insanlar her fırsatta erkek ve kadın arasındaki mesafenin açılmasını ve daha az temas etmelerini uygun bulmaktadır. Dayanakları da Kuran’daki bazı ayetlerdir. Bu ayetler, insanın nefsine hakim olamayacağı için nefsi zorlayacak ortamlara girilmemesi şeklinde yorumlanmakta ve dinen destek alınmaktadır. Aşağıda anlatacağım hikaye konuya ışık tutması bakımından çok aydınlatıcıdır.

Ahlak, oturduğunuz yerle alakalı değildir!

Bir zamanlar ilahiyat fakültelerinde kız ve erkek öğrencilerin sınıflarda ayrı bölümlerde oturtulmaları isteniyor ve bunun kural haline gelmesi için ciddi çabalar sarf ediliyordu. Bu talebin sahipleri üniversite dışında olup iktidara yakın olan dini grupların temsilcileri idi. Hikaye Anadolu’da bir İlahiyat Fakültesi açılışında cereyan eder. Açılışa Cumhurbaşkanı ve o dönemin Diyanet İşleri Başkanı da katılırlar. Tören fakültede bir salonda yapılır. Kız erkek öğrencilerin ayrı oturması gündemde olduğu için Cumhurbaşkanına yaranmak isteyen üniversite idaresi kız ve erkek öğrencileri ayrı bölümlerde oturtur. Tören başlar, önce dekan sonra rektör ve en son olarak Cumhurbaşkanı konuşur. Cumhurbaşkanı konuşmasının bir yerinde durur ve öğrenciler bu oturma düzeninden memnun olup olmadıklarını sorar. Öğrencilerin bazıları memnuniyetlerini açıklarken bazıları da fark etmez cevabını verirler. Diyanet İşleri Başkanının da aralarında olduğunu hatırlayan Cumhurbaşkanı bu konunun dini bir konu olduğunu, esas konuşması gerekenin Diyanet İşleri Başkanı olduğunu söyler ve Başkana İslam’ın bu konuya nasıl baktığını sorar. Başkan bu konunun geniş bir konu olduğunu ve daha sonra kendilerine detaylı bilgi arz edeceğini söyleyerek kibarca konuşmak istemediğini ihsas ettirmeye çalışır. Konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı iki dakika sonra tekrar durur ve Başkana, bu konuda İslam’ın bakış açısını gerçekten merak ettiğini söyler. Diyanet İşleri Başkanı yine konunun burada ele alınamayacak kadar geniş olduğunu söyleyerek konuşmak istemez. Konuşma ve tören sonlanır. Fakülteden ayrılırken Cumhurbaşkanı Diyanet İşleri Başkanına tekrar içerde dile getirdiği soruyu sorar. Diyanet İşleri Başkanı kendisine “ Efendim ahlak oturduğunuz yerle alakalı değildir” diye cevap verir. Cevaptan hoşlanmasa da Başkana “bu meseleyi Ankara’da görüşelim” der.

Birkaç gün sonra hazırlıklarını yapan Diyanet İşleri Başkanı Cumhurbaşkanı ile uzun bir görüşme gerçekleştirir. Görüşmenin sonunda ikna olan Cumhurbaşkanı YÖK başkanını aratarak ona “İlahiyatlarda kız erkek ayrı oturma meselesini unutun” talimatını verir. O gün Cumhurbaşkanı ile konuşan bir başka Diyanet Başkanı olsaydı ne olurdu sorusunu düşünmek bile istemem.

Söylemek istediğim kız ve erkek öğrencilerin yakın olmaları bir kesimi her zaman rahatsız etmiştir. Bu bazen bir profesörün üniversiteleri fuhuş evlerine benzetmesi, bazen okullarda kızlar ve erkekler ayrı otursun talepleri bazen de bir iki münferit olay üzerine Köy Enstitülerinin kapatılması şeklinde tezahür eder. Ülkemizdeki bir kesimin ‘ahlakın bulunulan yerle alakalı olmadığını’ öğrenmesi gerekmektedir.

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,688TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri