Ana SayfaTürkiyeYeni Şafak'a hatırlatma: İmamoğlu sayenizde başkan oldu, haberiniz yok mu hala?

Yeni Şafak’a hatırlatma: İmamoğlu sayenizde başkan oldu, haberiniz yok mu hala?

Ekrem İmamoğlu’nu seçimi kazandıran birkaç unsur diğerlerinden daha fazla öne çıktı:

Erdoğan karşıtlığı, Apo mektubunun ve kardeş Öcalan röportajının ters etkisi,
İmamoğlu’nun ‘mağdur’laştırılması…

Bu ve benzeri kazandıran gerekçelerin hepsinde iktidar medyasının yanlışları, hataları, tuhaflıkları, trollükleri de mutlaka eklenmeli…

“İmamoğlu’na seçimi kazandıran, Yıldırım’a seçimi kaybettiren iktidar medyasıdır” dense yeridir…

Seçimin ardından yapılan değerlendirmelerde ‘kaybetme gerekçeleri’ kısmen yazıldı, utangaç birkaç muhasebe girişimi oldu.

Ama…

İktidar medyası hala bazı hatalarında, seçimi kaybettiren tuhaflıklarında ısrara devam ediyor. Okunası en zor yazarlardan İbrahim Karagül, bu tuhaflığı sürdürenlerin başında geliyor. Gazetesinde İmamoğlu için yalancı, Pontus-Rum, maganda gibi bir sürü olur-olmaz, tutar-tutmaz yakıştırmalarda bulunulmasını, dolayısıyla İmamoğlu’nu ‘mağdur’ konumuna yükselterek seçimi kazanmasına destek olmuş olan Karagül, bugünkü yazısında bu durumu görmezden gelerek yine kendisini en yandaş yerde konumlandırıp tuhaf tuhaf sorular sormaya, yeni kavramlar üretmeye devam etti. Erdoğan’a ve AKP’ye yönelik eleştirileri “organize eleştiri” diye andı, “hastalıklı müdahale” dedi; yine Abdülhamit-Erdoğan karşılaştırması yaptı; yine seçimi bağlamından uzaklaştırarak acayip bağlantıları, irtibatları gördü; İmamoğlu’nu ve ona oy verenleri görmezden geldi… Erdoğan bile “Nerelerde eksiklik, kopukluk, yanlışlık varsa bunları gidermenin yollarını arayacağız. Buna göre de atmamız gereken adımları kararlılıkla hayata geçireceğiz. Milletimizin verdiği mesajları görmezden gelerek kulağımızın üzerine yatma lüksüne sahip değiliz” diye konuştu ama seçim kaybettiren yayın yönetmeni hiçbir hata, kusur, eksik görmedi!

Gazetenin diğer yazarları da (Mesela Ergün Yıldırım, mesela Yasin Aktay; yani akademisyen yazarları da) İmamoğlu’nun başarısını, ona oy verenlerin tercihlerini değersizleştirme tuhaflıklarını sürdürdüler. Mesela Ergün Yıldırım, şu satırları karaladı bugün:

“Muhafazakâr siyasetin realitesi oldukça güçlüydü. İstanbul’da binlerce proje yapılmıştı. Bizzat bunu yapan bir mühendis olan Binali Yıldırım, sahih bir biçimde yapmaya devam edeceğini söyledi. Hatta istihdam meselesini çözme konusunda da çok realist projeleri anlattı. Buna karşın rakibi İmamoğlu ise sadece dağıtmaktan, özgürlük ve demokrasiden bahsetti. İrrasyonel bir siyasal perspektif ortaya koydu. Bir bakıma irrasyonel/”idealist iyimser” siyaset yaptı. Yıldırım ise realist siyaset. Ancak ilginç bir biçimde insanlar denemedikleri duyguların ve düşüncelerin içinde yer aldığı siyaseti tercih ettiler. Realist olanı ancak, yorgunluğu da içinde taşıyan siyaseti istemediler. Özellikle gençler bu sürrealist siyaseti, yani irrasyonel iyimserliği benimsediler.”

Seçmen tercihini ‘ilginç’ bulan Yıldırım, İmamoğlu’nun -mesela- “150 kreş yapacağız” vaadini irrasyonel bulurken Yıldırım’ın “995 kreş açacağız” vaadini realist bulabiliyor hala…

Aktay da İmamoğlu’na yönelik “yalancı” söyleminin tutmadığını görmezden gelerek bugünkü yazısında hala ondan yalancı diye bahsediyor; seçim kaybettiren ‘irrasyonel’ yorumlarını sürdürüyor.

Evet, birileri Yeni Şafak yazarlarına İmamoğlu’nun artık İstanbul seçimini kazandığını ve belediye başkanı olduğunu hatırlatmalı… Üstelik bu başarısının önemli oranda Yeni Şafak türü yayınların tuhaflıkları ile elde ettiğini de eklemeli…

Takip Et

20,116BeğenenlerBeğen
17,938TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz