Ana Sayfa Türkiye Yine bir restorasyon faciası

Yine bir restorasyon faciası

Üsküdar'da bulunan Abdullah Ağa Camii'nin minaresindeki 259 yıllık güneş saatine badana yapıldığı ortaya çıktı

Üsküdar’daki Abdullah Ağa Camii’nin minaresindeki 259 yıllık güneş saatine badana yapıldığı ortaya çıktı. Tarihçi ve araştırmacı Mehmet Dilbaz, “İstanbul için klasik hale gelen bir restorasyon faciası ile burada karşı karşıyayız” diye konuştu.

Üsküdar, Kısıklı Mahallesi, Minare Sokak’ta bulunan Abdullah Ağa Camii, Bostancıbaşı Abdullah Ağa tarafından yaptırıldı. Yapım tarihi tam olarak bilinmeyen cami, 1892 yılındaki depremde büyük bir tahribata uğradı. 1927’de yeniden inşa edilen camide, 2014 yılında ise restorasyon çalışmaları başladı. Tek minareli ve iki şerefeli, duvarları kagir ve çatısı ahşap olan caminin açılışı, çalışmaların bitmesinin ardından 2016 yılında yapıldı. Caminin minaresinin altında bulunan ve 1762 yılında çizilen güneş saatine badana yapıldı. Akademisyen, Tarihçi ve Teolog Dr. Fatih Köse, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İnsan nereye boya badana yaptığına dikkat etmeli ya da başında bir uzman olup ona yol göstermeli. Cahilce bir müdahale. Yakından ve dikkatle bakarsanız bunun bir güneş saati olduğunu görebilir, Osmanlı Türkçesi biliyorsanız ve konuya aşinaysanız okuyup bilgi sahibi olabilirsiniz” diyerek duruma tepki gösterdi.

Yine bir restorasyon faciası ile karşı karşıyayız

Tarih araştırmacısı Mehmet Dilbaz ise “Maalesef ki yine İstanbul için klasik hale gelen bir restorasyon faciası ile burada karşı karşıyayız. Kısıklı Abdullah Ağa Camii’nde, ya da Cağaloğlu’ndaki sübyan mektebinde yaşanan konu bizim restorasyon yapmayı tam olarak bilmediğimizi gösteriyor. Çünkü tarihi eseri koruma bilincinde olmayan restoratör, mimar ya da işçilerin elinden çıkan bu tip işler, tarihi kıymetlere geri dönüşü mümkün olmayan hasarlar bırakıyor. Çok iyi teknolojiye sahip olabilirsiniz, bu işi çok iyi bilen ekiplere sahip olabilirsiniz. Fakat eğer tarihi eserin aslında neyi barındırdığı, duvarında ne olduğu, o  duvardaki  güneş saatinin nasıl çalıştığını bilmeyen mimarlar, işçiler, mühendisler ile çalışıyorsanız ortaya çıkan sonuç maalesef Kısıklı’daki Abdullah Ağa Camii’nin üzerine badana yapılması ya da Cağaloğlu’ndaki sübyan mektebinin kıpkırmızı bir yağlı boya ile boyanmasına neden oluyor” dedi.

Bu mantıkla elimizde kalan tarihi eserleri hızla kaybederiz

Her yapılan telafi uygulamasının, tarihi eserlerin dokusuna zarar verebileceğini dile getiren Dilbaz, “Bunlar elbette ki telafi edilebilir ama her yapılan telafi, her yapılan dönüştürme çabası bu tarihi eserlerin dokusuna, yerine konulamayacak zararlar veriyor. Bazen bu kumlamayla yapılıyor ve bu kitabenin üzerindeki yazılar okunmaz hale geliyor. Yapılması gereken şey tarihi eser bilincini biraz daha artırmak ve bu tipten restorasyonlarda sadece bu konuya bakan özel müteahhitlerle çalışmak, işi profesyonellerine bırakmak. Yoksa bu mantıkla, elimizde kalan tarihi eserlerimizi hızla kaybederiz” ifadelerini kullandı.

1762 Safer ayında çizildi

Güneş saatinde “Eser-i Şâmî-zâde, kad resemehu Yahya, Fi sene 1176 S.” yazısı yer alıyor. Günümüz Türkçesi ile bu ifadeler, “Şamlıoğlu’nun eseridir. Yahya da 1762 senesi Safer ayında çizmiştir/resmetmiştirö anlamına geliyor. Güneş saatinin en alt köşesinde “Zuhr”; ortasında ise “Asr” yazıyor. Zuhr öğle; Asr ise İkindi demek. Asr yazısının karşısında ise 8 rakamı var. Bu sisteme göre akşam saat 12’de olurken, öğle vakti ise 4’e rastlıyor.

Takip Et

20,150BeğenenlerBeğen
18,117TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri