Ana Sayfa Türkiye Zarrab üstü Korkmaz! ABD zevkten dört köşe

Zarrab üstü Korkmaz! ABD zevkten dört köşe

Reza Zarrab'ın ardından Sezgin Baran Korkmaz'ın da ABD'nin eline geçmesi hakkında bir yazı kaleme alan Fatih Altaylı, "Zarrab üstü Korkmaz" ifadeleriyle meseleyi özetledi.

Reza Zarrab’ın ardından Sezgin Baran Korkmaz’ın da ABD’nin eline geçmesi hakkında bir yazı kaleme alan Fatih Altaylı, “Zarrab üstü Korkmaz” ifadeleriyle meseleyi özetledi.

İsmail Saymaz’ın, Veyis Ateş’i konuk aldığı yayına bağlanan SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz, Amerika Birleşik Devletleri’nin talebi üzerine Avusturya’da tutuklanmıştı.

Konuyu Habertürk’teki köşe yazısına taşıyan gazeteci Fatih Altaylı, aslında köşe yazısında Korkmaz’a ses kaydını yayınlaması için sesleneceğini ve “Hangi gazetecileri evinde, otelinde ağırladın, hangi gazetecilerin evine gittin, hangi gazetecilerle sık sık buluşup yemek yedin” diye soracağını belirtti.

Bunları soramadan Sezgin Baran Korkmaz’ın tutuklandığını söyleyen Altaylı, tüm Türkiye’nin merak ettiği bilgilerin ABD’nin eline geçtiğini de yazdı.

Altaylı, “Büyük olasılıkla o meşhur 12 dakikalık kaydın, kimsenin duymadığı 9 dakikalık bölümü de ABD’nin eline geçecek. Zarrab üstü Baran Korkmaz, ABD istihbaratı için tabakta kaymaklı ekmek kadayıfı, yalnız ve güzel ülkem için ise “yazık” olacak.” ifadelerini kullandı.

Fatih Altaylı’nın köşe yazısının tamamı şöyle:

Zarrab üstü Korkmazİsmail Saymaz’ın Veyis Ateş’i konuk ettiği programı izlemedim.

Sonrasında programda konuşulanları ve program hakkında yazılanları okudum.

İzlememekle doğru yaptığımı, boşuna zaman kaybetmediğimi anladım.

Eleştirileri de anlamakta zorlanıyorum.

Ne bekliyordunuz, Veyis Ateş’in İsmail Saymaz’ın karşısına oturup, “Evet İsmail, arayıp 10 milyon euro bir ekip için, 10 milyon euro da başka bir ekip için istedim. Tabii İnan Kıraç’ın 45 milyon dolarlık alacağını da sil dedim” demesini mi!

Tabii söylediklerini söyleyecekti…

Ateş “10 milyon euro falan almadım” dedi.

Zaten “Aldın” diyen yoktu.

“İstedin” diyen vardı.

Tabii sonuçta Sezgin Baran Korkmaz elinde olduğunu iddia ettiği ve İsmail Saymaz ile Sevilay Yılman’ın dinlediklerini açıkladıkları “şantaj ve tehdit” kaydını yayınlamadığı sürece “Senin lafına karşı benim lafım” durumu sürecektir.

Bu durumda isteyen Korkmaz’a inanır, isteyen Ateş’e.

Programla ilgili en vahim olay ise Sezgin Baran Korkmaz’ın Veyis Ateş’e ithamları ve hakaretleri idi.

Bir gazeteci olarak çok üzüldüm.

Bu yazıyı aslında “Sezgin Baran Korkmaz adamsan o kaydı yayınlarsın” diye yazacaktım.

Hatta herkesten “Devleti küçük düşürmem” bahanesiyle aslında bir tür şantaj unsuru olarak herkesten ısrarla sakladığın bölümü de yayınlamak zorundasın” diye yazacaktım.

Bir de çevresindeki “gazeteci çemberini” soracaktım.

“Hangi gazetecileri evinde, otelinde ağırladın, hangi gazetecilerin evine gittin, hangi gazetecilerle sık sık buluşup yemek yedin” diyecektim.

Yanıt vermeyeceğini bildiğim halde belki de son bir kez “Hangi gazetecileri maaşa bağladın, kredi kartlarını ödedin. Bu iddialar doğru mu?” sorusunu yöneltecektim.

Ama ben bunları soramadan “Bir Avusturya numarasından beni aradı” dediğim Sezgin Baran Korkmaz dün gece saatlerinde ABD’nin talebi üzerine Avusturya’da yakalandı.

Oysa ısrarla “Ben aranmıyorum. ABD’de hakkımda bir karar yok. ABD benden sadece 10 milyon dolarlık bir talepte bulunuyor” diyordu.

Öyle değilmiş herhalde.

Şimdi bizim merak ettiğimiz tüm bu sırların yanıtlarını artık ABD ve muhtemelen Avusturya alacak.

Büyük olasılıkla o meşhur 12 dakikalık kaydın, kimsenin duymadığı 9 dakikalık bölümü de ABD’nin eline geçecek.

Zarrab üstü Baran Korkmaz, ABD istihbaratı için tabakta kaymaklı ekmek kadayıfı, yalnız ve güzel ülkem için ise “yazık” olacak.”

Takip Et

20,120BeğenenlerBeğen
18,075TakipçilerTakip Et

Benzer Haberler

Editörün Seçtikleri